CUMHURİYETİMİZİN 102. YILI KUTLU OLSUN!

Emek Partisinin birleşik mücadele çağrısı, sendika ve demokratik kitle örgütlerinden destek gördü. DEM Parti, KESK, DİSK, Eğitim-Sen ve TGS yöneticileri de birleşik mücadele çağrısında bulundu.

Emek Partisinin demokrasi cephesi ve birleşik mücadele çağrısı, siyasi partilerden ve emek örgütlerinden de karşılık buldu. İstanbul’da düzenlenen buluşmada farklı sendikalardan ve demokratik kitle örgütlerinden katılımcılar çağrıyı değerli bulduklarını belirterek, somut adımların atılması gerektiğine işaret etti.

Basın toplantısında katılan DEM Parti İstanbul İl Başkanı Çınar Altan, Emek Partisi’nin çağrısını destekleyerek, tüm güçlerin yan yana gelip birleşik mücadeleyi örgütlemesi gerektiğini söyledi. Altan, bu birleşmenin uzun süredir sol ve sosyalist çevreler tarafından tartışıldığını ancak hayata geçirilmesinde zorluk yaşanan bir başlık olduğunu belirterek, “Bunun inşası çok elzem” dedi.

Altan, çağrıyı olumlu karşıladıklarını vurgulayarak, “Başta saray rejimi olmak üzere tüm burjuva, gerici odaklara karşı bir yenilginin geleceğini öngörüyoruz” ifadesini kullandı. Altan, birleşik mücadele çağrısının hem örgütlenme hem de politik alanda somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

“Demokrasi cephesi şart”

KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz ise  birleşik mücadele ihtiyacının yeni olmadığını belirterek otoriter rejim vurgusunda bulundu. Yılmaz buna karşı mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekti: “Seçme-seçilme hakkının bile ortadan kaldırıldığı bir dönemdeyiz. Demokrasi cephesine ihtiyaç var. Ancak bunun sadece söylem değil, kiminle ve nasıl yapılacağı somut olarak ortaya konmalı.”

“Genel grev çağrısı önemli”

DİSK Genel-İş İstanbul Anadolu Yakası 2 No’lu Şube Başkanı Ali Sönmez, yapılan çağrıyı önemsediklerini belirterek, Türkiye’de işçi ve emekçilerin yaşadığı sorunların aşılmasına dair önemli tespitlerin ortaya konduğunu söyledi. 

Sönmez, “Özellikle Erdoğan-Şimşek ekonomi modelinin baskılarının arttığı bu dönemde genel grev, genel direniş çağrısının önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi. Bu tartışmaların yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Sönmez, “Mücadelenin politik taleplerle birlikte işyerlerinde örgütlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“İşçi ve emekçiler olarak bunları değiştirmek, dönüştürmek gibi bir çabamız var”

DİSK Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Olcay Ozak, yoksulluğun derinleştiği ve savaş naralarının atıldığı bir dönemde yapılan bu toplantı çağrısının önemine dikkat çekti. Ozak, “Bizim de işçi ve emekçiler olarak bunları değiştirmek, dönüştürmek gibi bir çabamız ve niyetimiz var. Ancak bunu tek başımıza başaramayız. İktidarın işçilere ve emekçilere yönelttiği ciddi bir baskı var. Böyle bir güce karşı birleşik bir güç örgütlenmeli” dedi.

“Basın özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi için mücadele gerekiyor”

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye’de gazetecilerin özgürce yazma hakkının olmadığını, iktidarın siyasilerin seçilme haklarının da ciddi şekilde kısıtlandığını vurguladı.

Durmuş, “Ülkede yargı sistemi tamamen saray iktidarı talimatları doğrultusunda çalışıyor. Antidemokratik uygulamaların tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Hükümetin politikalarını eleştirdiği için cezaevinde olan gazeteciler var. Türkiye’de basın özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi ve gazetecilerin rahatça yazabilmesi için mücadele edilmesi gerekiyor. Emek Partisi’nin bu çağrısını bu nedenle değerli buluyoruz” dedi.

“Kamusal eğitim yok oluyor”

Eğitim Sen İstanbul 9 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Özev, eğitimdeki sorunların derinleştiğini söyledi. “Kamusal eğitimin yerini paralı eğitim alıyor. Gençler geleceksizlik kaygısı yaşıyor. Emek Partisinin programı hem eğitim emekçilerinin hem de insanca ücret talep edenlerin sorunlarını kapsıyor” dedi.

Haber: Dilan Temiz / Eylem Nazlıer / Evrensel Gazetesi

Exit mobile version