CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan dava, bugün Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ikinci duruşmayla devam etti. Davanın seyri yalnızca CHP’nin değil, Türkiye siyasetinin geleceğini de şekillendirebilecek nitelikte.
Kurultayda, 13 yıllık genel başkanlık görevini Özgür Özel’e devreden Kemal Kılıçdaroğlu’nun destekçileri, “delege iradesinin şaibeli olduğu”, oyların rüşvetle yönlendirildiği iddialarıyla kurultayın “mutlak butlan” (yok hükmünde) sayılması talebiyle mahkemeye başvurmuştu.
Taraflar Ne Diyor, Ne İstiyor?
Davacılar arasında eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın da yer aldığı grup, hem 38. Olağan Kurultay’ın hem de Özgür Özel’in yeniden seçildiği 21. Olağanüstü Kurultay’ın iptalini istiyor. Talep edilen kararın çıkması halinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanı olmasının önü açılabilir.
Genel Merkez ise bu iddiaları reddediyor ve davanın “hukuki değil, siyasi” olduğu görüşünde. CHP yönetimi, mahkemenin bu yönde bir karar alamayacağını savunarak, sürecin temyiz aşamaları nedeniyle yıllarca sürebileceğini belirtiyor. Bu süre zarfında ise partiyi yeni bir kurultaya götürerek davayı hükümsüz kılma planı yapıyor.
Kayyum Mu, Kılıçdaroğlu Mu? “Kırk Katır mı, Kırk Satır mı?”
Dava süreci, partiyi iki tehlikeli senaryoyla baş başa bırakmış durumda: 1) Kayyum atanması, 2) Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden başkan olması. Her iki ihtimal de CHP’lilerce “kırk katır mı, kırk satır mı?” ikilemiyle karşılanıyor.
Kılıçdaroğlu, “partiyi kayyuma bırakmamak için” mahkeme kararı çıkarsa görevi devralacağını açıkladı. Ancak Genel Merkez’in endişesi, Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte yeni bir olağan kurultayı geciktirmesi ve parti teşkilatlarını yeniden kendi lehine yapılandırması.
CHP kaynaklarına göre, böyle bir durumda dahi partiyi 40-45 günlük sürede olağan kurultaya götürebilecek bir “çağrı heyeti” ya da kayyum atanması daha az zararlı bir seçenek olarak değerlendiriliyor.
Genel Merkez ve Kılıçdaroğlu Arasında Güven Krizi
Genel Merkez, olası bir mutlak butlan kararında eski yönetimi parti binasına sokmamak için il başkanlarını Ankara’ya çağırdı. Kılıçdaroğlu ise bu duruma “Genel Başkan neredeyse, genel merkez orasıdır” sözleriyle karşı çıktı.
Kılıçdaroğlu’na yakın çevre, eğer yeniden başa geçerse partiyi kısa sürede kurultaya götüreceğini iddia etse de, bazı isimler bu sürecin 1 ila 1,5 yılı bulabileceğini ve bu sürede Kılıçdaroğlu’nun yeni bir aday çıkarmadan “güvenli liman”a ulaştırma hedefiyle hareket edeceğini ifade ediyor.
Yeni Parti İddiaları: Bölünme mi Geliyor?
CHP kulislerinde, mahkeme kararının ardından yaşanacak olası bir krizle birlikte partide resmi bölünme yaşanabileceği konuşuluyor. Bu senaryoda, Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurarak yola devam etmesi ihtimali de değerlendiriliyor.
İktidar Cephesi Ne Diyor?
AKP ve MHP kulislerinde, davanın Eylül ayında başlayacak yeni adli yıla kalabileceği konuşulurken, AKP’nin YSK Temsilcisi Recep Özel, YSK kararlarının mahkeme tarafından bozulamayacağını savunarak, “Eğer bu olursa, sistem çöker” dedi.
Sonuç Ne Olur?
- Mutlak Butlan Kararı: Kılıçdaroğlu mahkeme kararıyla yeniden başkan olabilir. Ancak temyiz süreci nedeniyle bu kararın hemen uygulanması beklenmiyor.
- Kayyum Ataması: Yargı, bir geçici yönetim atayabilir.
- Davayı Reddetme: Mahkeme, yetkisizlik ya da YSK kararına müdahale edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddedebilir.
- Davanın Ertelenmesi: Mahkeme, savunma süresi tanıyarak duruşmayı erteleyebilir.
Her durumda CHP, tarihindeki en ciddi iç hesaplaşmalardan biriyle yüzleşiyor. Mahkemede başlayan bu süreç, yalnızca Özgür Özel veya Kemal Kılıçdaroğlu’nun değil, Türkiye muhalefetinin rotasını da belirleyebilir.


