Tuzla için çifte tehlike…
Uzmanlar uyarıyor: Zemin zayıf, tersaneler tehlikede, sahil hattı riskli — “Toplu ölüm mü bekleniyor?”

Büyük İstanbul Depremi” için geri sayım sürerken, bilim insanlarının uyarı listesinde Tuzla’nın adı artık daha sık yer alıyor. Hem dolgu alan üzerindeki Tuzla Tersaneleri, hem de Tuzla Sahil ve çevresindeki gevşek zeminli yerleşimler, İstanbul’un deprem senaryosunun en kritik halkalarından biri olarak gösteriliyor.
Deprem uzmanları açıkça söylüyor:
“Tuzla, sadece bina çökmesi değil, aynı zamanda kimyasal ve endüstriyel felaket riski taşıyor.”
Tuzla Tersaneleri: Dolgu Alan + Fay Hattı + Kimyasal Yük
Tuzla Tersaneleri’nin bulunduğu bölge: Dolgu alan üzerine kurulu, Fay hattına çok yakın, Ağır metal, solvent ve petrol türevli kimyasal yük taşıyan, On binlerce işçinin çalıştığı, Denetimleri yıllardır tartışmalı
bir bölge olarak İstanbul deprem senaryolarında özel bir yer tutuyor.
Tersane işçileri yaşadıkları endişeyi şöyle dile getiriyor: “Deniz ve hava kimyasal yükle zehirleniyor. Zemin çökmeye müsait, fay hattı dibimizde. Ne bekliyorlar? Büyük depremi mi? Toplu ölüm mü?”
2008’den beri bakanlıkların “taşınma” konusunu gündeme almasına rağmen somut hiçbir adım atılmadı. Denetimlerin yetersizliği ve ağır sanayi baskısı, bölgeyi İstanbul’un en kırılgan noktalarından biri haline getirdi.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: “Tuzla Sahil riskli bölgeler arasında”
Türkiye’nin önde gelen deprem bilimcilerinden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, yaptığı son açıklamada riskli bölgeleri tek tek sıraladı ve Tuzla Sahili İstanbul’daki kritik noktalar arasında gösterdi.
Ercan’ın kritik uyarısı şöyle:
Sulak, gevşek, verimli tarım alanlarına dikilmiş olan çok katlı binalar
deprem sırasında sarsıntıyı 3 ila 5 kat büyütür.
Rezonans etkisiyle aşırı çalkalanır ve göçme riski taşır.
Lütfen bu gibi yerlerden konut satın almayın, kiralamayın.”
Bu uyarı listesinde İstanbul’dan şu bölgeler yer aldı:
- Ataköy, Yeşilköy, Yeşilyurt, Zeytinburnu, Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Haramidere, Beylikdüzü Büyükçekmece, Tuzla Sahil
Tuzla’nın sahil kısmı, zemin sıvılaşması, yüksek su seviyesi, dolgu alan artıkları, eski dere yataklarına kurulan yeni siteler sebebiyle, İstanbul’un en zayıf jeolojik halkalarından biri olarak tanımlanıyor.
Deprem Olursa Tuzla’da Ne Olacak?
Uzmanlara Göre “Üçlü Felaket Senaryosu”**
1. Zemin Çökmesi ve Yapıların Çökme Riski
Tuzla’nın sahil ve batı kesimlerinde: Yüksek katlı binalar gevşek zemin üzerinde, Sıvılaşma riski yüksek, Yeraltı su seviyesi çok yüksek, Bazı bölgeler eski dere ve bataklık yatağı.
Bu durum, deprem anında çökme, kopma ve blok halinde yan yatma riskine işaret ediyor.
2. Tersanelerde Kimyasal ve Endüstriyel Patlama Riski
Tersanelerde depolanmış: Solvent, boya, tiner, Petrol türevleri, Ağır metaller, Basınçlı tüpler, Endüstriyel gazlar depremde hasar alırsa, yangın, patlama, kimyasal sızıntı ve çevre felaketi ihtimali çok yüksek.
Bilim insanlarına göre bu, sadece Tuzla’yı değil, bütün İstanbul kıyı şeridini etkileyebilecek bir tehlike.
3. Ulaşım Çöküşü: Tuzla Adeta İzole Olabilir
D-100, E-5 bağlantıları, sahil yolu, tersane bölgesi ve tepe yerleşimleri depremde aynı anda hasar alırsa: Yardım ekipleri bölgeye ulaşamaz, Tersanelerde yüzlerce işçi mahsur kalabilir, Kimyasal sızıntılar bölgeyi erişilemez hale getirebilir.
Bu senaryo, uzmanların tanımıyla bir “ikincil afet zinciri” yaratabilir.
Belediye Yönetimi ve Sessizlik
İşçilerin en çok tepki gösterdiği noktalardan biri de,Tuzla Belediye Başkanı olan Eren Ali Bingöl’ün, tersaneler ve sahil deprem riskine dair: Herhangi bir çalışma açıklamaması, Taşınma sürecine dair plan sunmaması, Bilimsel raporları gündeme almaması, Tersane bölgesinin denetimlerine dair bilgi paylaşmaması Tersane işçileri, bu sessizliği “görmezden gelme” olarak yorumluyor.
Çağdaş Tuzla Gazetesi’nin Notu:
İstanbul Depremi Yaklaşıyor, Tuzla’da Zaman Kalmıyor. Bilim çok açık:
Deprem değil bina öldürür. Deprem değil ihmal öldürür. Tuzla özelinde ise tehlike çift yönlü: Hem zemin riskli, hem tersaneler ve kimyasal tesisler kırılgan.
Bu nedenle Tuzla’nın deprem gündemi, yalnızca yerel bir mesele değil; İstanbul’un deprem hazırlığının ana omurgalarından biri.
Şu soruyu hatırlatmak gerekiyor:
Büyük İstanbul Depremi gelmeden, Tuzla için beklenen önlemler ne zaman hayata geçirilecek? İşçiler, bilim insanları ve bölge halkı aynı soruyu soruyor: Toplu ölüm mü bekliyorlar? Daha ne olmasını bekliyorlar?”

