Gezi davası kapsamında 31 aydır tutuklu bulunan şehir plancısı ve sivil toplum gönüllüsü Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM), bireysel başvuru sonucu yeniden yargılama kararı verdi. AYM, başvuruda dile getirilen “adil yargılanma hakkı” ihlalini kabul ederken, oy çokluğu ile alınan kararda tahliye yetkisini yerel mahkemeye bıraktı.
13 aydır bekleyen başvuru, yeniden gündemde
Tayfun Kahraman’ın eşi ve meslektaşı Meriç Demirtaş Kahraman’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre, AYM başvurusu 13 aydır gündeme alınmaksızın bekletiliyordu. Anayasa Mahkemesi’nin bu uzun suskunluğu, kamuoyunda adalet mekanizmalarına dair ciddi eleştirilere yol açmıştı. Kararın açıklanmasıyla birlikte, dava sürecinin yeniden ele alınacağı kesinleşti ancak tutukluluk hâlinin sona erip ermeyeceği halen belirsiz.
Dava Süreci: Beraatten 18 Yıl Hapse
Tayfun Kahraman, 2020 yılında İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı Gezi Davası’nda, isnat edilen suçlara dair hiçbir somut delil bulunmadığı gerekçesiyle oy birliği ile beraat etmişti. Ancak Yargıtay’ın kararı bozması sonrası dosya önce Çarşı davası ile birleştirildi, sonra yeniden ayrılarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne devredildi.
Ne iddianamede ne de hükümde tek bir somut eylem veya delil gösterilmeden, 2022 yılında “hükümeti devirmeye teşebbüse yardım” suçlamasıyla 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Eylül 2023’te kararı onayladı.
Tanıklar Dinlenmedi, Lehine Deliller Görmezden Gelindi
Kahraman’ın Gezi sürecinde hükümet yetkililerinin bilgisi ve davetiyle toplantılara katıldığı, olayların yatışması için uzlaşma arayışlarında bulunduğu dönemin resmi belgeleriyle sabit olmasına rağmen; savunma makamının tanık olarak dinlenmesini talep ettiği hükümet yetkilileri mahkemece dinlenmedi.
Üstelik dönemin tanıkları ve kamuoyuna mal olmuş pek çok isim, medyada Kahraman’ın şiddetten uzak, demokratik, barışçıl duruşunu açıkça beyan etmişti. Ancak bu beyanlar da dikkate alınmadı. Aleyhine hiçbir delil olmayan Kahraman’ın, lehine olan tüm delilleri ise görmezden gelindi.
“Vera’nın babasıyla büyüme hakkı da ihlal ediliyor”
Meriç Demirtaş Kahraman, yaptığı açıklamada şu ifadelerle adalet talebini yineledi: “Eşim Tayfun Kahraman, suçsuzluğunu ispatlamasına izin verilmeden cezalandırıldı. Hayatında tek bir şiddet eylemine katılmamış, daima yasaya saygılı davranmıştır. Bu süreç, sadece bizim değil, kızımız Vera’nın da yaşam hakkını, babasıyla büyüme hakkını ihlal ediyor. Adil yargılanma talebimiz, bir vatandaşlık hakkıdır.”
AYM Ne Karar Verdi?
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu kabul ederek Tayfun Kahraman’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Ancak dosyada “ihlal tespiti” ve “yeniden yargılama” kararı verirken, tahliye talebine dair doğrudan bir hüküm kurmadı. Bu yetkiyi yerel mahkeme olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne bıraktı.
Kahraman’ın avukatları, AYM kararının ivedilikle uygulanması ve tahliye kararının derhal verilmesi için başvurularını yeniledi.
Sivil Toplumdan ve Hukukçulardan Tepki Var
Türkiye genelinde pek çok hukukçu, baro, insan hakları örgütü ve sivil toplum temsilcisi, AYM kararını “gecikmiş ama önemli bir adım” olarak değerlendirirken, tutukluluğun devam etmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
CHP, DEM Parti ve TİP milletvekilleri de sosyal medyadan yaptıkları açıklamalarda, “suçsuzluğuna dair kamu vicdanında oluşan kanaatin yargı kararlarıyla teyit edilmesi gerektiğini” belirtti.
Gezi Davası’nın Sembol İsmi: Tayfun Kahraman
Tayfun Kahraman, Gezi sürecinde TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı olarak görev yapıyor, müzakere süreçlerinde hükümet temsilcileriyle diyalog kuruyordu. Sürecin başından itibaren şiddetten uzak, demokratik yöntemlerle uzlaşı çağrısı yapan Kahraman, kamuoyunda “barışçıl direnişin sembol isimlerinden biri” olarak tanınıyor.



