Yazar: Çağdaş Tuzla

Özgür Özel Antalya Mitinginde İmamoğlu’na Destek Verdi, Erdoğan’a Yargı Meydan Okudu. Antalya’daki miting alanında on binlerce kişi Türk bayrakları ve CHP flamalarıyla bir araya gelerek “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” sloganıyla demokrasi ve adalet talebini haykırdı. Coşkulu kalabalık, yasaklara rağmen Antalya’nın pek çok noktasına asılan “Free İmamoğlu” pankartları ve kırmızı-beyaz bayrak deniziyle dikkati çekti. CHP lideri Özgür Özel, miting öncesi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla “Siz, Ekrem İmamoğlu’nun posterlerini İstanbul’da yasakladınız, biz tüm Türkiye’ye astık. Elinizden geleni ardınıza koymayın!” diyerek iktidara meydan okudu Gençlik kollarının öncülük ettiği kortej yürüyüşüyle başlayan etkinlikte, üniversite öğrencileri keplerini takarak “Hak, hukuk, adalet” sloganları attı ve…

Okumaya Devam Et

Can Atalay, Gezi’nin 12. yıldönümü dolayısıyla X hesabından yaptığı paylaşımında : “Gezi, bugünlere ışık tutan bu toprakların en etkili demokratik halk hareketlerindendir.”dedi. Atalay mesajına söyle devam etti: “12 yıl önce bir avuç insanın bir parka sahip çıkmasıyla başlayan Gezi Direnişi, kısa sürede milyonların ortak vicdanı haline geldi. O günlerde Taksim’de yükselen direniş, sadece bir parkı değil, müşterek geleceğimizi, özgürlüğün ve özgürlük arzumuzu savunmanın simgesiydi. Ağaçlara sarılanlar, çadırlarda direnenler, susturulmak istenen bir halkın sesi oldular. O direniş, topyekûn bir baskıya karşı vicdanın ve dayanışmanın gücünü gösterdi. Gezi, Türkiye’nin geniş katılımlı toplumsal buluşmalarından biri oldu. Ulusalcılarla Kürt demokratların, laik çevrelerle antikapitalist Müslümanların, sosyalistlerin,…

Okumaya Devam Et

Gezi Parkı olaylarının tarihsel bağlamı ve çıkış nedenleri 2013 yılının Mayıs ayı sonunda İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’nda başlayıp tüm ülkeye yayılan protestolar, ilk olarak parkta yapılmak istenen inşaat projesine karşı çevreci bir tepki olarak ortaya çıktı. Hükümetin, Gezi Parkı’na Osmanlı dönemine ait Topçu Kışlası’nın replikasını ve alışveriş merkezi inşa etmeyi planlaması ve bu kapsamda parktaki ağaçların sökülmeye başlaması, küçük bir aktivist grubun parkta nöbet tutarak çalışmaları durdurmaya çalışmasına yol açtı. 28 Mayıs 2013’te iş makinelerinin parka girdiği haberinin sosyal medyada yayılmasıyla ilk protesto çadırları kuruldu. Ancak 31 Mayıs sabahı polisin parkta çadır kuran çevre eylemcilerini biber gazı ve şiddet kullanarak…

Okumaya Devam Et

Sosyal Haklar Derneği Gezi’nin 12. yılında X hesabından yaptığı paylaşımında “Karanlık gider , Gezi kalır.”dedi. 12 yıldır İktidarın hiçbir ideolojik devlet aygıtıyla Gezi’ye kara çalmayı başaramadığının altı çizilen paylaşımda, “Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin; her toplumsal adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde Gezi’nin adı da dolaşacaktır.” denildi. Paylaşımda, Can Atalay ve diğer gezi hükümlülerinin haksız tutuklulukları ve masumiyetleri belirtilerek, “Karanlık gidecek, Gezi kalacak.” vurgusu yapıldı.

Okumaya Devam Et

Ayşen Şahin / Evrensel Gazetesi Birçok travmadan geçtiğimiz, başımıza daha ne gelebilir ki dediğimiz ve geleceklere ihtimal veremediğimiz zamanlardan sene 2009. Hiç tanımadığım, hiç tanışmadığım Sosyolog Dicle Koğacıoğlu, 6 Ekim 2009’da Boğaziçi Köprüsü’nden kendini bıraktı. Geride kalan notunda “Çok acı var dayanamıyorum. Lütfen beni affedin ve kendinizi üzmeyin, siz elinizden geleni yaptınız. Çok özür dilerim. Çok çaresizim, özür dilerim. Lütfen Çıt Çıt’a iyi bakın. Ve paramı, her şeyimi hayvanlara bağışlayın…” yazıyordu. Toplumsal cinsiyet eşitliği çalışıyor, namus kavramını işliyordu. Dinledikleriyle, karşılaştıklarıyla, kadın hikayeleriyle yükü ağırdı. 2013’ün 1 Haziran’ında, insanlar Gezi Parkı için Boğaziçi Köprüsü’ne yürürken ilk aklıma gelen insandı: Yalnız bugünü görebilmek…

Okumaya Devam Et

“Küstüm oynamıyorum” yaklaşımıyla demokratikleşme sağlanamaz” Halkların Demokrasi Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Ben Erdoğan’la menemen bile yapmam” çıkışıyla gündeme gelen yeni anayasa tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Beştaş, “Yeni anayasada kurulacak masada olmuyoruz deme lüksüne kimsenin sahip olmadığını” söyledi. DEM Parti’nin çözüm ve demokratikleşme perspektifini aktaran Beştaş, Aytunç Erkin’in sorularını yanıtlarken hem iktidara hem muhalefete eleştiriler yöneltti. “Barış demokrasisiz, demokrasi barışsız olmaz” diyen Beştaş, “Bizim için anayasa bir kişinin görev süresiyle ilgili değil; halkların eşitliği, adalet ve özgürlük meselesidir” dedi. “Yeni Anayasa Gerekliliktir, Geri Çekilme Lüksü Yok”…

Okumaya Devam Et

Usta sanatçı Edip Akbayram’ın ardından kızı Türkü Akbayram, özlemini sosyal medyada paylaştı. Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden Edip Akbayram’ın Mart ayında hayatını kaybetmesinin ardından, kızı Türkü Akbayram babasına duyduğu özlemi sosyal medya üzerinden duygusal paylaşımlarla dile getirdi. “Resmine sarıldım yine bu sabah” Yakın zamanda sahnelere dönmeye hazırlandığını açıklayan Türkü Akbayram, babasıyla sahnede çekilen bir kareyi paylaşarak, “Resmine sarıldım yine bu sabah” notunu düştü. Başka bir paylaşımında ise, “Dünyaları veren o güzel gülüşüne sarıldım” ifadelerini kullandı. Paylaşımları, babasını kaybetmenin acısını yaşayan binlerce kişiyle duygudaşlık kurdu. “Seni sesimde yaşatacağım” 2 Mart’ta hayatını kaybeden Edip Akbayram için ilk veda töreni, İstanbul Harbiye’deki Cemal Reşit…

Okumaya Devam Et

Ergin Yıldızoğlu /Cumhuriyet Gazetesi Her 27 Mayıs kaçınılmaz olarak, aklıma, liberallerin, “Darbecilere karşı demokrasiyi savunuyoruz”, “Yetmez ama evet” yaygarasıyla muhalefeti paralize ederek süreç olarak faşizmi desteklemeleri geliyor. Artık onlar yok; bu kez rejim, kendisine bir gün gidici olduğunu anımsatan herkesi darbecilikle suçlamaya çalışıyor. Salı günü Alev Coşkun’un anımsattığı gibi “1960-1980 tarihleri arasında ülkemizde üç askeri darbe oldu. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980. Kimi yazarlar tüm bu askeri hareketleri bir torbanın içine koyarlar ve hepsinin lanetlenmesi gerektiğini belirtirler.” Halbuki, hukukçu Ozan O. Varol’un, “Demokratik Darbe” (Harvard International Law Journal / Vol. 53/2 201) başlıklı çalışmasında sergilendiği gibi “darbe-demokrasi” ikilemi, göründüğünden çok daha karmaşıktır. Örneğin, Nicos Poulanzas’ın…

Okumaya Devam Et