Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
Yazar: Çağdaş Tuzla
Çocukluğumuzun, gençliğimizin Tuzla’sı artık yok. Yüzdüğümüz deniz, enginar, bamya tarlaları, kıyıda balıkçılar, çekteteki sandallar. Kumsallar tersanelere, bamya tarlaları koca bloklu sitelere dönüştü. Kapılarımız açık, eşiklerde komşulara çay içtiğimiz küçük “köyümüz” 10 mahalleli, 120.000 nüfuslu koca bir ilçe oldu. Deri sanayi, fabrikalar, tersaneler… Hızlı büyüme kuşkusuz büyük bir dinamizm yaratırken; beraberinde işsizlik, geçim sıkıntısı, sağlık, eğitim, çevre gibi göç ve nüfus artışından kaynaklanan sorunları da getirdi. Beğensek de beğenmesek de, “nerede o eski Tuzla” desek de bir gerçek var ki gelişimi durduramayız. O zaman yapılması gereken, ortaya çıkan sorunları dile getirip, çözüm üretmek. Bu gazeteyi bunun için çıkarmaya karar verdik. İstedik…
Köylerden “Mega Köylere” Fransız İhtilali’ni sanırım herkes okumuştur. Cumhuriyetçiler Paris’in kanalizasyonlarından yüzerek Bastil Hapishanesi’ni basmışlardı. Yıl 2003… Aradan 214 yıl geçmiş. Hangi şehrimizde ihtiyaca tam olarak cevap verebilecek yeraltı şebekeleri mevcuttur? Kendiliğinden ve gelişigüzel kentleşiyoruz. İsteyen istediği yere ev, apartman, iş yeri, sanayi tesisi kuruyor. Ardından belediyeler altyapı tesislerini götürüyorlar. Ve gece-gündüz, hafta sonları sokak aralarında çalışan iş makinelerinin gürültüsü ve ses kirliliği de işin bir başka yönü. İşin bir de ekonomik boyutu var. Plansız-projesiz yapılan altyapı tesisleri, kaldırımlar kısa süreli ihtiyaca cevap verdiği için, neredeyse bir yıl arayla tüm sokaklar, caddeler tekrar tekrar kazılıp, eski yapılar harfiyat olarak alınıp…
“KUŞ CENNETİ TUZ GÖLÜ”Tuzla’nın simgesi. Özellikle yağışın bol olduğu zamanlarda tatlı su balıklarının ve çok sayıda su kuşunun barındığı Tuz Gölü yıllar önce 1. Derece SİT alanı ilan edilerek koruma altına alındı. Çevresi imara kapatıldı. Tuzlalar sevindi. Çünkü kuşaklar boyunca Tuzla’nın simgesi olan Tuz Gölü kurtuluyordu. KEŞKE KORUMASALARDIAma her şey bundan sonra garip bir hal aldı. Hani insana “keşke korumasalardı” dedirtecek cinsten görüntüler çıkıverdi ortaya. Sular yavaş yavaş çekilmeye başladı. Rüzgârlarla havadaki artmanın kokusuna karışan balçık kokusu dayanılmaz bir hal aldı. Ve sonra neredeyse su kalmadı. Bir zamanlar balıkların ve kuşların yuvası olan Tuz Gölü’nün yataklarından biri oldu alabildiğine toprak…