İstanbul Kadıköy, bugün basına yönelik baskı, sansür ve tutuklamalara karşı tarihi bir yürüyüşe ev sahipliği yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Basın Konseyi ve Çağdaş Gazeteciler Derneği başta olmak üzere basın meslek örgütlerinin ortak çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce gazeteci ve binlerce yurttaş, “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyerek alanları doldurdu.

TELE1’e kayyım atanmasının birinci yıl dönümünde düzenlenen ortak eylem dalgası kapsamında İstanbul’un yanı sıra Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Kocaeli ve Van’da da eş zamanlı eylemler gerçekleştirildi. İstanbul’daki buluşmanın adresi ise Kadıköy oldu.
Boğa Heykeli önünde toplanan kalabalık, yoğun güvenlik önlemleri altında “Sansüre hayır, habere özgürlük” pankartıyla Rıhtım’a (İskele Meydanı) kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca kitle, “Özgür basın susturulamaz”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz” ve “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları attı.

Eyleme siyasi parti temsilcileri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaşın yanı sıra farklı medya kuruluşlarından çalışanlar da omuz verdi.
Tutuklu Gazeteciler İçin Sembolik Yoklama ve Cezaevinden Mesajlar
Eylemin en duygusal anlarından biri, cezaevindeki gazeteciler için yapılan sembolik yoklama oldu. Murat Ağırel, İsmail Arı, Selahattin Günday, Şaban Sevinç, Merdan Yanardağ, İrem Delice, Fatih Ergin ve Tuğba Tekerek gibi tutuklu gazetecilerin isimleri tek tek okunurken, meydanı dolduran binlerce kişi hep bir ağızdan “Burada!” diye haykırdı.

Yürüyüşün ardından cezaevinden gönderilen mektuplar okundu. Gazeteci yazar Murat Ağırel, cezaevinden meslektaşlarına gönderdiği mesajda, “Kalemini namus bilen her gazeteciye sesleniyorum. Susmayın, korkmayın, alışmayın!” sözleriyle direniş çağrısında bulundu. Kitle sık sık “Murat Ağırel’e özgürlük” ve “İsmail Arı onurumuzdur” dövizleri taşıyarak tutuklu gazetecilerle dayanışma mesajı verdi.
“Gazetecilik, İktidarın Değil Halkın Yanında Olmaktır”

Rıhtım Meydanı’nda kurulan platformda basın meslek örgütleri adına ortak açıklamayı TGS Başkanı Gökhan Durmuş okudu. Açıklamada, Türkiye’de gazeteciliğin iktidarların, siyasilerin ya da sermayenin değil, doğrudan halkın yanında olmak anlamına geldiği vurgulandı.
Son dönemde artan gözaltılar, tutuklamalar, medya kuruluşlarına atanan kayyımlar ve internet sitelerine getirilen hukuksuz erişim engellerine dikkat çeken Durmuş, şu ifadeleri kullandı:

“Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir. Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil.”
Basın Örgütlerinden Net Talepler
Eylem sonunda, halkın haber alma hakkını savunan basın emekçileri adına iktidara ve yetkililere şu acil çağrılar yinelendi:

- Tutuklu meslektaşlarımız derhal serbest bırakılsın.
- Haberin üzerindeki yargı sopası geri çekilsin.
- Medyadaki hukuka aykırı kayyım uygulamalarına son verilsin.
- İnternet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen hukuksuz erişim engellemeleri kaldırılsın.
- Kamu reklam ve ilanları adil ve eşit bir şekilde dağıtılsın.
- Anayasa ile güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran tüm baskı ve uygulamalardan vazgeçilsin.
Binlerce kişinin katıldığı coşkulu ve kararlı eylem, basın özgürlüğü mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirten sloganlar ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.




