Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
Yazar: Çağdaş Tuzla
Trump ve Netanyahu ekürisinin İran saldırısı, Çin’e altın tepside sunulmuş zengin bir menü gibi. Birbirinden lezzetli tabaklarla dolu. Tabii en önemlisi, ABD’nin askerî kapasitesi ve onun sınırları hakkında bilgi edinme şansı. Savaş, ABD’nin askerî kapasitesinin sınırları ve zaafları konusunda Çin için eşsiz bir kaynak niteliğinde! Trump’ın seçilmesinin ardından Kasım 2024’te “Yoldaş Trump neden Çin’in ilk tercihi?” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Aradan geçen zaman içinde Trump, o yazıda belirttiğim çerçevede Çin’in kendisinden beklentilerini (!) ziyadesiyle yerine getirdi. Ama hiç şüphesiz ki İran’la girişilen savaş ile performansı şahikasına ulaştı. ABD’nin saldırısının Çin’in façasını bozduğu, İran gibi “yakın bir dostu”na girişilirken aciz kalmasının uzun…
izlemek için tıklayın! İstanbul’da yağmur bardaktan boşalırcasına yağarken, Kadıköy’de o yağmurun altında: itirazın, öfkenin ve dayanışmanın sesi vardı… Gazetecilere yönelik artan baskılara karşı yapılan çağrıyla yurttaşlar, Kadıköy’deki Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda bir araya geldi. “Gazetecilere Özgürlük” sloganıyla bir araya gelen basın mensupları ve yurttaşlar, şiddetli yağışa ve polis barikatına rağmen geri adım atmadı. Tutuklu gazetecilerin mesajlarının okunduğu eylemde, “Gazetecilik suç değildir” vurgusu yapıldı.Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara karşı sloganlarla ses yükseltildi. Barikatlar kuruldu, yürüyüş engellendi BirGün muhabiri İsmail Arı, DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ ve gazeteci-yazar Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına karşı düzenlenen “Gazetecilere Özgürlük” yürüyüşü, polis barikatıyla engellenmek istendi. Yoğun yağmur altında…
Gazetecilere yönelik baskılar ve tutuklamalara tepki büyüyor. Meslektaşlarının tutuklanmasına karşı çıkan gazeteciler, 29 Mart Pazar günü Kadıköy’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için yürüyüş düzenleyecek. Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik baskılar, gazetecilerin tutuklanmasıyla birlikte yeniden gündemin en üst sıralarına taşındı. Özellikle İsmail Arı’nın tutuklanmasının ardından gazeteciler ve yurttaşlar birçok kentte tepkilerini dile getirdi. Gazeteciler, meslektaşları Alican Uludağ ve Merdan Yanardağ’ın da tutuklu olmasına karşı seslerini yükselterek ortak bir çağrıda bulundu. “Halk bilsin diye yazıyoruz, halkla birlikte yürüyoruz” “Gazetecilere özgürlük” başlığıyla yapılan çağrıda, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının meselesi olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Halk…
Kadıköy Rıhtımı’nda yapılması planlanan cami ve yer altı otoparkı projesine karşı yurttaşlar sokağa çıktı. “Kadıköy’üme dokunma” sloganıyla bir araya gelen yurttaşlar, projenin kamu yararına değil, ideolojik ve rant odaklı olduğunu savundu. İstanbul’un en yoğun kamusal alanlarından biri olan Kadıköy Rıhtımı’nda planlanan cami ve yer altı otoparkı projesine yönelik tepkiler büyüyor. Kadıköy Rıhtımı’nda yapılmak istenen proje için bir araya gelen yurttaşlar, İskele Meydanı’nda düzenledikleri eylemde “Kadıköy’üme dokunma” sloganları attı. Yoğun katılımla gerçekleşen eylemde yapılan açıklamada, söz konusu projenin yalnızca bir imar düzenlemesi olmadığı, aynı zamanda kamusal alanların dönüşümüne yönelik ideolojik bir müdahale olduğu vurgulandı. “Kamusal alanlar dönüştürülmek isteniyor” Yurttaşlar tarafından yapılan…
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ, cezaevinde olmasına rağmen Gebze’de 4 kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesine ilişkin bilirkişi raporuna ulaştı. Resmi rapora göre binanın yıkımında metro inşaatının etkisi belirleyici oldu. Gazeteciliğin en zor koşullarında bile gerçeğin izini sürmek… Tutuklu bulunan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, bu kez Gebze’de yaşanan ve dört kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin kritik bir belgeye ulaştı. 29 Ekim 2025’te Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan 7 katlı Arslan Apartmanı’nın çökmesi sonucu aynı aileden dört kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, facianın nedenine ilişkin çarpıcı tespitler içerdi. Bilirkişi raporu: “Metro inşaatının etkisi var” Sekiz kişilik…
İzlemek için tıklayın! CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 100’üncüsü Çanakkale’de düzenlendi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın gözaltı görüntülerinin yayımlanmasına sert tepki gösterdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması çağrısıyla her hafta düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 100’üncüsü Çanakkale’de gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge yoğun katılım olurken, yurttaşlar tutuklu bulunan belediye başkanları lehine sloganlar attı. İmamoğlu’nun mektubu okundu Mitingde, Ekrem İmamoğlu’nun mesajı da okundu. İmamoğlu, mesajında yargı süreçlerini “organize işler” olarak nitelendirerek, “Millet iradesi kimsenin tapulu malı değildir” ifadelerini kullandı. Özel: “Bu meydan Türkiye ittifakıdır” CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasında mitinglerin bir…
İİşçi sınıfına ve sendikal mücadeleye yönelik baskılara karşı hukukçulardan dikkat çeken bir adım geldi. Aralarında çok sayıda barodan avukatın da bulunduğu 270 hukukçu, işçi sınıfı mücadelesinin efsane isimlerden biri haline gelen ve dolayısıyla da patronların hedefi olan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutukluluğuna karşı tahliye talepli ortak dilekçe sundu. Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, Türkmen’in tutukluluğunun yalnızca bireysel bir hukuki mesele olmadığı, aynı zamanda işçi sınıfının örgütlenme hakkına yönelik açık bir müdahale olduğu vurgulandı. “Anayasal haklar yok sayılıyor” Dilekçede, sendikal faaliyetlerin ve ifade özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alınmış temel haklar olduğu hatırlatılarak, mevcut uygulamanın bu hakların açık ihlali anlamına geldiği…
Merhaba evlât. Öncelikle, geçmiş bayramını kutluyor, gözlerinden öpüyorum. Pek “bayram” gibi geçmediğini biliyorum ama, âdettendir işte. Sana “evlât” diye hitabıma şaşırmadığını umarım. Çünkü, muhtemelen kendi öz anneciğin ve babacığından da yaşlıyım. Benim canım kızımdan da 10 yaş daha gençsin. Oralarda, yani gaddar rejimin seni tıktığı Sincan Zindanı’nda, karnının tok (o koşullarda ne kadar olabilirse – en azından temel insani ihtiyaçlar babında) “sırtının pek” olduğunu umuyorum. Mevzuat müsait değil. Olsa, görüşe gelirdim bir bağ yeşil soğanla. Birkaç paket “karanfil kokulu cigarayla”, Ahmed Arif’ten mülhem. Bir de görüş odasında, yürekten kucaklama ile evlat… O kucaklamayı sadece kendim değil, milyonlarca yurdum insanı adına yapmak isterdim. Bir de, alnından öperdim seni. Çünkü…

