Tuzla Belediye Meclisi, 7 Eylül 2026 tarihli oturumunda siyasi tarihe geçecek duygu yüklü ve bir o kadar da sert anlara sahne oldu. İBB ve Tuzla Belediyesi CHP Meclis Üyesi Ülkü İnanlar’ın tarihi konuşmasından sonra söz alan CHP Tuzla Belediye Meclis Üyesi Birsen Tuğsel’in kürsüden dile getirdiği duygu ve sitem dolu konuşma, salonda derin bir sessizlik yaratırken vicdanları sızlattı.
Tuğsel’in özellikle partisinden ayrılan belediye başkanına hitaben anlattığı bir yaşlı kadının hikayesi salondakilerin yüreklerini burkerken “Hakkımızı helal etmiyoruz” haykırışı, siyasetin sadece makamlardan ibaret olmadığını bir kez daha hatırlattı.
O Teyze Sadece Bir Şey İstemişti: “Sen Git O Makama Otur, Ben Seni Orada Göreyim Yeter…”
Birsen Tuğsel’in konuşmasının en boğaz düğümleyen anı, seçimin hemen ardından Tuzla Belediyesi makamında yaşanan o mütevazı ama yükü ağır buluşmayı hatırlattığı anlardı.
32 yıl sonra gelen zaferin ardından, makama gelip başkanı tebrik eden o yaşlı teyzenin gözyaşları ve duası kürsüye taşındı. Tuğsel, doğrudan gözlerinin içine bakarak sorduğu o soruyla meclis salonundaki duygu yoğunluğunu zirveye taşıdı: “Seçildiğiniz ilk günlerde makamınıza gelen o teyzeyi hatırlıyor musunuz? ‘Oğlum, ben senden bir şey istemiyorum. Sen git o makama otur, ben seni orada göreyim yeter’ diyen teyzeyi… Şimdi soruyorum size: Siz o teyzeyi nasıl unuttunuz? O teyzenin gözyaşlarını, dualarını nasıl unuttunuz?”

“Mesele Sadece Parti Değiştirmek Değil, Umuda Ne Yaptığınızdır”
Konuşması boyunca hem büyük bir kırgınlığı hem de teslim edilmeyen bir emanetin öfkesini sesine yansıtan Tuğsel, yaşanan sürecin sıradan bir siyasi tercih değişimi olarak görülemeyeceğini vurguladı. Sokak sokak, kapı kapı gezerek emek veren gençlerin, kadınların ve sandık nöbetçilerinin alın terinin yok sayıldığını belirten Tuğsel, konuşmasını bir vicdan muhasebesine dönüştürdü: “Siz sadece bir partiden istifa edip başka bir partiye geçmediniz. Gece gündüz emek verilen gençlerin alın terini, size inanan binlerce insanın hakkını hiçe saydınız. Mesele şudur: Size verilen emanete ne yaptınız? Size duyulan güvene, size oy veren insanların umuduna ne yaptınız?”
“Makamlar Geçici, Halkın Hafızası Kalıcıdır”

Siyasi güçlerin ve oturtulan koltukların geçiciliğine dikkat çeken Tuğsel, konuşmasının son bölümünde tarihi bir rest çekerek salondakilerin ve ekran başındakilerin duygularına tercüman oldu. Kürsüden kararlı ve sarsıcı bir tonla yükselen şu sözler, Tuzla sokaklarında hakkı yenmiş hisseden binlerce vatandaşın ortak sesi oldu: “Size o makamı teslim etmek için ömrünü veren emekçiler, cezaevinde başı dik yatan belediye başkanlarımız ve helal oylarla sizi o koltuğa oturtan Tuzla halkı size hakkını helal etmiyor!
— A.E. Bingöl: “Siz nerden biliyorsunuz?”
Biz nereden mi biliyoruz? İnsanların içindeyiz, oradan biliyoruz. Çünkü biz de helal etmiyoruz!”
Tuğsel; Ekrem İmamoğlu, Sinan Dedetaş ve Fatma Kaplan Hürriyet gibi yol arkadaşlarına selam göndererek konuşmasını tamamlarken, meclis salonunda bıraktığı yankı —o yaşlı teyzenin duaları ve halkın kırılan umutlarıyla birlikte— uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir iz bıraktı.



