Türkiye’nin devrimci düşünce dünyasının en çarpıcı ve tartışmalı isimlerinden Prof. Dr. Yalçın Küçük, Ankara’da düzenlenen cenaze töreniyle yoldaşları, öğrencileri ve dostları tarafından son yolculuğuna uğurlandı. 87 yaşında hayatını kaybeden Küçük için başkentteki Cebeci Asri Mezarlığı’nda yoğun katılımlı bir tören gerçekleştirildi.

Askeri törenle başlayan veda
Kıbrıs Gazisi olan Küçük için cenaze töreni, mezarlık içinde yer alan İsmet Oğultürk Camii’nde ikindi vakti düzenlendi. Askeri törenle başlayan uğurlamada, Küçük’ün naaşı askerler tarafından taşındı. Tabutunda yer alan “Kıbrıs Gazisi Yalçın Küçük” ifadesi, onun hayatındaki farklı kimliklerin kesişimini simgeleyen güçlü bir detay olarak öne çıktı.
Siyaset, akademi ve basın dünyası bir aradaydı
Cenazeye Küçük’ün ailesinin yanı sıra siyaset, akademi ve medya dünyasından çok sayıda isim katıldı. CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, eski CHP milletvekili İlhan Cihaner, eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, akademisyen Ergün Türkcan ve emekli asker Levent Göktaş törende hazır bulundu.
Gazeteciler Barış Terkoğlu, Soner Yalçın, Murat Yetkin ve Mehmet Ali Güller de cenazede yer aldı. Ayrıca Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Vatan Partisi ve Devrim Partisi temsilcileri kitlesel katılım gösterdi.
Mezarı başında verilen söz: “Sosyalist iktidar”
Cenaze namazının ardından Küçük, Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Defnin ardından mezarı başında konuşan TKP Merkez Komite üyesi Ali Ufuk Arıkan, Küçük’ün mücadelesine atıfla şu sözleri dile getirdi: “Yalçın Küçük’e sözümüz sosyalist iktidar olsun. Söz olsun; işçilerin, emekçilerin iktidarını kuracağız. Hocamızın mücadelesi bizimle yaşayacak.”
Arıkan, Küçük’ün yazıları, kitapları ve politik mücadelesinin Türkiye’de sosyalist hareket açısından kalıcı bir iz bıraktığını vurguladı. Konuşma, cenazeye katılan kalabalık tarafından sık sık alkışlarla karşılandı.
Bir aydından fazlası: Tartışma, etki ve miras
1938’de İskenderun’da doğan Yalçın Küçük; akademisyen, yazar ve siyasal figür olarak Türkiye’nin son yarım yüzyılına damga vuran isimlerden biri oldu. ODTÜ ve Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı; Yön, Ant ve Emek gibi dergilerde yazdı; Aydın Üzerine Tezler başta olmak üzere birçok esere imza attı.
12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üniversiteden uzaklaştırılan, 1980 sonrası tutuklanan ve 2000’li yıllarda Ergenekon davaları kapsamında yargılanan Küçük, hem fikirleri hem de politik duruşuyla sürekli tartışmaların merkezinde yer aldı.

Ardında kalan: Bir tartışma alanı, bir mücadele çağrısı
Yalçın Küçük, yalnızca kitaplarıyla değil; Türkiye’de “aydın kimdir?” sorusunu keskin biçimde ortaya koyan yaklaşımıyla da iz bıraktı. Onun ardından yapılan konuşmalarda en çok vurgulanan ise bir fikir insanının ötesinde, bir mücadele figürü olduğuydu.
Ankara’da toprağa verilen Küçük, ardında yalnızca metinler değil; hâlâ süren bir tartışma, hâlâ yankılanan bir çağrı bırakarak uğurlandı.


